top of page

Ya paralel evrenimde daha mutluysam :)

Yavaşlama durağına hoş geldin 😊


Çok hızlı aktığına inandırıldığımız uyaranlarla dolu bir dünyada

bu yazıda durarak yavaşlamayı seçtin.


Şimdi bir nefes al, omuzlarını gevşet,

yudum yudum okumanın keyfini çıkar! 🙂



“Pişmanlık” kavramı ile aranız nasıl? Hayatınızın bir yeri ile ilgili; “öyle değil de böyle davransaydım hayatım bambaşka olurdu.” diye düşündüğünüz oluyor mu? O zaman gelin bu kavramı biraz havalandıralım, “pişman olma” düşüncesine tazelikle bakalım.



Yaşanacaklar, biz ne yaparsak yapalım yaşanacak mı?


Geçtiğimiz günlerde 1998 yapımı Sliding Doors (Rastlantının Böylesi) isimli filmi izledim. Filmin başlarında baş rol kadının metroyu yakaladığı ve metroyu kaçırdığı anlar filmde ikiye bölünüyor ve bu saniye itibari ile kadının hayatının nasıl etkilendiği üzerinden film akıyor.


Filmi açıkçası pek sevemedim çünkü filmdeki her iki erkek karakterin davranışlarından da hoşlanmadım :D Dolayısıyla romantik bir film umuduyla açtığım filmden istediğim romantizmi alamadım : ) Ancak tam da kadersel konularda bir yazı yazıyorken verdiği ara mesajları üzerine düşünmeye değer buldum.


Filmde iki “farklı” gibi akan hayatta benzer ya da “aynı” nitelikte olaylar yaşanıyor. Sadece kadının hayatında değil bu arada, kadının hayatına giren diğer kişilerin de hayatında benzer olay örgüleri yaşanıyor… Her iki yaşam senaryosunda da kadının bir ilişkisi var ve o ilişkinin alternatifi olacak bir erkek var… Her iki senaryoda da kaçamak ilişkisi içerisinde olan çiftin sonu aynı oluyor…


Bu hali ile film bana “kader” mesajı veriyor gibi geldi. Yani daha çok hızlanarak metroyu yakalamak ya da kaçırmak gibi basit kararlar hayat akışımızda hem çok fazla değişikliğe sebep olur, esasında hem de çok büyük bir değişikliğe sebep olmaz çünkü “yaşanacaklar yaşanacak.” gibi bir mesaj aldım. Sadece filmin sonunda dramatik bir farklılık oluyor, burada da “şerr gözükende hayır, hayır gözükende şerr” vardır düşüncesi var gibi gibi… bir nevi yin – yang… Siyahın içindeki beyaz, beyazın içindeki siyah… (İzleyenlerin filmin sonuna dair düşüncelerini merak ediyorum buyursunlar DM 😊 Filmi izlemeyenler izlemesin hiç kayıp değil)


Filmin yapılan seçimler ve kader arasında kurduğu bu bağdan “pişmanlık” kavramı gündemime geldi. Sizce bu yaşamda filmde olduğu gibi ne seçim yaparsak yapalım kader benzeri olay örgüleri ile mi karşılaşıyoruz? Yoksa seçimlerimiz tüm yaşamımızı kaderini etkiliyor mu? Yani kaderimiz her seçim ile bambaşka mı olur? İlk düşüncede zaten pişman olmak diye bir şeye gerek yok ancak ikincisinde omzumuza biraz yükler biniyor gibi ne dersiniz?


"Daha iyi bir seçim" gerçekten mümkün mü?


Pişmanlık derken de şunu kast ediyorum; hani yaşamımızda bazı anlar vardır, geçmişe gideriz, içimiz acır, "keşke öyle değil de böyle davransaydım" deriz. Burada temel inancımız, bir şeylerin çok daha farklı çok daha iyi olabileceğine dairdir. Var mı böyle anlarınız?


Şimdi o anlardan birine gidin ve tam olarak içinizden geçtiği gibi davrandığınızı hayal edin. O kararı verdiğiniz andan itibaren hayatınızda neler değişti?


Kendimden örnek vermem gerekirse, üniversite ve bölüm seçimim benim için uzun yıllar pişmanlık konusu oldu. İstanbul Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü öğretmenlerimin yönlendirmesi ile seçmiştim. Uzun yıllar, psikoloji, sosyoloji gibi bana daha çok hitap eden bir bölümde okumak, imkanları daha iyi olan (Boğaziçi, ODTÜ gibi) üniversiteleri seçmek yerine, puanım boşa gitmesin diye (hocamın deyimi ile) bir bölüm seçmiş olduğum için kendimi suçladım.


Yıllar içerisinde gördüm ki o an içindeki Esra verebileceği en iyi kararı verdi. Üstelik bu üniversite ve bölümdeki hocalar sayesinde ufkum çok genişledi. Dolayısıyla büyük bir pişmanlık olmaktan çıksa da hayatımda yine de geçmişe gidip değiştirilecek bir an olsa uğramak istediğim yer tam olarak tercih yaptığım o gündü… Ta ki Umut Kısa, yıllar önce koçluk eğitiminde o soruyu sorana kadar... Esra’yı sayfanın soluna, sayfanın sağına da Esra X’i (diğer kararı veren versiyonum) yerleştirdi, ortalarından bir çizgi çekti ve sordu:

Esra X şu anda ne yapıyor?”


Bir anda büyük bir boşluk oldu çünkü zihnimde canlandıramadım. Bambaşka bir bölüm okusaydım ne yapıyor olurdum? Farklı üniversiteye gitsem aah bir dakika en yakın arkadaşlarım da bir anda hayatımdan çıkacaklardı. Ve hatta… hatta Ferit de… Çünkü can dostum sayesinde Ferit’le tanışmıştık. Yani şu an ki hayatımda tam olarak neredeyim, nasıl bir ruh halindeyim, etrafımda kimler var… Her şey ama her şey değişecekti…


Umut bir daha sordu: “Esra X yaşıyor mu?”


?! (Daha mutlu olacağız derken ölmüş de olabiliriz dimi :) )


Doğru hayatta da olmayabilir… Tıpkı Kelebek Etkisi filmindeki gibi bir değişiklik domino taşı gibi yarattığı değişikliklerle bambaşka bir hayata sebep olabilirdi.

O an itibari ile anlıyorum:


Pişmanlık düşüncesinin altında daha iyi bir şey olabilecekken onu seçmediğimiz fikri yatıyor.

Oysa "daha iyi" diye garanti bir seçim, hiç bir seçimde yok.


Hiç mi pişman olmayalım : )


Bilmem... Sanıyorum "keşke..." düşüncesinin tatlı bir hüzün ile yaşama katkısı var. Bizim için ne önemliydi onu hatırlatıyor ve nasıl bir yaşam sürmek istediğimize ilişkin bir kapı aralıyor.


Benim için yalan söylediğmi hatırladığım bir an var, spesifik olarak o sahneyi zihnimde canlandırmak beni rahatsız ediyor. Sonunda dürüst olsam da keşke en başında olabilseydim diye bir özlem çıkıyor içimden. Öyle ise bu dürüstlüğü şimdiki anıma taşıyabilirim. Bu geçmişin yükünden çıkıp bugünün vizyonuna dönüşüyor böyle olunca.


Kendime şunu da hatırlatıyorum: “Yapabilseydin, yapardın…”


Hepimiz için de buna inanıyorum: “Yapabilseydik, yapardık…”


Elimizden gelenin her zaman en iyisini yapıyoruz. Bazen o "en iyi"yi beğenmesek de...


Benden böyle… Sizin hayat & kader & seçimler & pişmanlık hakkındaki düşüncelerinizi de merak ediyorum 😊


Tazelikle,

Esra



 
 
 

1 Yorum


Onur Ç.
Onur Ç.
21 Kas 2023

Buradan aslında evrende ki olasılıklar silsilesi aklımı kurcaladı. O kadar çok versiyon ve olasılık olabilir ki "keşke" demeye fırsatımız bile olmayabilir. 😊 Ve filmlerden daha çok aslında bu konuda yapılmış o kadar güzel PC oyunları var ki, bir çok soruyu cevaplandırabiliyor. İncelemeniz için "interaktif oyunlar" olarak aratınca mutlaka sonuca varacaksınız. Benimde bu konuya böyle bir katkım olsun. Yazı için teşekkürler, zihinler tazelendi. 🤗

Beğen
bottom of page