Instagram Detoksu ve Yeni Adımlar
- Taze Zihin

- 4 Eyl 2023
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 Eyl 2023
Yavaşlama durağına hoş geldin 😊
Çok hızlı aktığına inandırıldığımız uyaranlarla dolu bir dünyada
bu yazıda durarak yavaşlamayı seçtin.
Şimdi bir nefes al, omuzlarını gevşet,
ve yudum yudum okumanın keyfini çıkar! 🙂
Tazelenme niyeti ile instagram uygulamasını telefonumdan silmenin üzerinden bir aydan fazla zaman geçti. Bu sürede odaklanma kapasitem ciddi oranda arttı. 2021 yılından bu yana geliştirdiğim alışkanıklarıma yenileri eklendi. Özetle bu "boşluk" hayatımı çok daha kolaylaştırdı ve bir şeyi yeniden fark etmemi sağladı:
Anlamlı dolu dolu bir hayat yaşamak istiyorsak, dikkatimize sahip çıkmalıyız.
Bu doğrultuda yeni kararlar aldım. İşte onlardan birinin tam da içindesiniz şu anda. Bundan böyle temel içerik üretim alanım bu blog olacak! 😊
Nereden Çıktı Bu Blog İşi?
Daha önce tatillerde tamamen anda olmak için ya da öylesine bir zamanda içimden geldiği için instagramı sildiğim olmuştu. Bunların hepsinde çok geçmeden instagramcığıma kavuşmuş, ilişkimize kaldığımız yerden devam etmiştik.
Ancak bu sefer ne olduysa oldu... O "boşluk", anda olmak... Öyle tatlı geldi ki...
Birkaç günlük ara diye düşünürken, günler haftalar geçti yine de instagramı yüklemek içimden gelmedi. Zamanı elbet gelir dedim...
Esasında hayatımdan tamamen çıkartabilirdim. Bununla birlikte karışık düşünceler içindeydim.
Karışık çünkü;
Atölyelerime, etkinliklerime katılan insanlarla can cana yakınlık kurduk ve bu kişilerin büyük çoğunluğunu Instagram sayesinde tanıdım. Bazıları ile hiç yüz yüze tanışmadık, bir postun üzerine DM'den uzun uzun sohbetler ettik. Benim için Taze Zihin, beni tazeleyen düşüncelerin, hayatıma ışık olan anların paylaşarak bütüne hayrı olması bu vesile ile çoğalması anlamına geliyordu. Yerini de buldu. Bu nedenle Instagram'ı kesip atamadım. Bunun bir diğer nedeni ise benim de ilham ile takip ettiğim, beslendiğim birçok içerik üreticisinin Instagram'da yer alması oldu.
Diğer yandan burası bir nevi tuzaktı. Reelsler, hızlı video geçişleri, trend müzikler gibi uyaranların sayısının günden güne artırılarak dikkati adeta ele geçiren bir alandı. Bunu
neredeyse her gün düşündüğümden daha çok vakit geçirdiğim bir alan haline gelmesinden anlayabiliyordum. Yani en en en kıymetli şey olan ömrümün parçaları olan küçük anları ben farkına dahi varamadan elimden alınıyor gibi geliyordu.
Sosyal medya platformlarının, insanları adeta manipüle etmek için uzmanlaşmış ekiplerin yönettiğini ve amaçlarının da tam olarak bizi bu alanda "daha fazla süre" ile tutmak olduğunun da bilincindeydim. (İzlemediyseniz; "Sosyal İkilem" belgeselini öneririm.)
Yine uyaranlarının hızının artmasının dopamin hormonunu çok daha kısa sürelerde aktif hale getirdiğini de biliyordum. Ve olumsuz sonuçlarını da;
dikkat gerektiren şeylere odaklanamamak,
sıkılmak, anda kalamamak, zihinsel yorgunluk.
İşte esasında tam da burası önemli benim için
çünkü zihinsel yorgunluk Taze Zihin'in tam zıddı olan bir yer.
Çelişkiler Dünyası
Düzenli içeriklerimi takip ettiğini söyleyen kişilerden "daha çok yaz" istekleri alırken, uzun yazıların öne çıkarılmadığı bir platformda olmam bir çelişki...
Alışkanlıklarımdan ilham alan bunları daha çok paylaşmamı isteyenler olduğunda, hevesle ben bu alışkanlıkları motivasyon yaratıyor diye paylaşırken (örneğin sabah yürüyüşü), fotoğraf çekimi ve hikaye paylaşımı ile birlikte esasında kendi yalnız ve spontane saatlerimin akışını kesmek ayrı bir çelişki...
Taze Zihin'i Instagram'da kurmuştum ancak Instagram gitgide tazelenmekten uzaklaşan bir alan haline gelmişti. Esasında en temel çelişki buradaydı...
İşte böylece benim tazeliğimi sürdürmem, kişileri tazeliğe davet etmem bunu da taze bir yolla yapmam için yeni bir yola ihtiyacım olduğunu anladım. O yol neydi?
"Dikkat nereye giderse, enerji oraya akar..." Tony Robbins
Soru Sor ve Bekle...
İşte ben de en sevdiğim şeyi yaptım... Soru sordum, cevap aramadım. Kendi düşer içime dedim. Nitekim öyle oldu. Bir gün içimde bir sevinç kıpırdadı: "Instagramı tekrar yüklersem bir paylaşım günüm olsun ve sadece o gün paylaşım yapayım😍"
Bu fikir içime düştükten birkaç gün sonra başka bir şey daha düştü içime: "Hadi bunu blogdan paylaş ve herkesi biraz daha yavaşlamaya davet et."
Oh... Çok içime sinen bir yere doğru gelmişti. Sosyal medyanın olmadığı dönemlerde bloglar en yakın arkadaşlarım gibiydi. Yaşadığımız zamanın isteklerine uygun bir seçim değildi belki seçimim ancak olay tam da zaten bu değil mi...
Bize verilenlerle yetinecek miyiz, bizden beklenenleri sorgulamadan uygulayacak mıyız, yoksa içimizdeki hazineye götüren o pusulanın iflah olmaz yolcusu olacak mıyız?
Artık pazartesileri bir #tazeposta nız var... 😊
Instagramdan pazartesi günleri özünü paylaşacağım bu postalar,
dilerim ki bu bloga namı diğer yavaşlama durağına davetiniz olsun...
Gelin burada biraz yavaşlayın,
haftaya esenlikle başlayın😊
Tazelikle,
Esra 🌿






İnsanın kendini keşfetmesi kadar güzel bir şeyin olmadığının yanında kendinle özdeşleşmek ve kararlar almakta bu durumda pahabiçilemez. Yazınızı keyifle okudum, Nuriye Hanımdan referansla geldim ve memnun oldum. Devamını diliyorum.
Sevgili Esra, gürültü ve hareket temalı bu çağda bizleri davet ettiğin yer çok kıymetli. Dilerim bu çağrıya icabet edenler çoğalsın, hep birlikte şaşırtalım bu çılgınlığı...yavaşlayarak şaşırtalım ve yeniden ritmimizi bulalım, özgünlüğümüze, doğallığımıza dönelim. "İçimizdeki hazineye götüren o pusulanın iflah olmaz yolcusu" olarak seve seve bu durakta nefesleneceğim... sağol varol 🙏💓
İçimdeki uzaklaşma isteğine bir cevap geldi bu sabah senden. Hem seni görmeyi, dinlemeyi çok özlemişim hem de o sakinleme ihtiyacımın büyüklüğünü bir kere daha anladım. Instagram olmazsa dünyadan bir haber olurum, kimseden veya gündemden haber alamam korkusunun aldatmaca olduğunu hissettim. Her pazartesi görüşürüz ♥😇