Bir Dünya Hayal Edelim
- Taze Zihin

- 23 Eki 2023
- 3 dakikada okunur
Yavaşlama durağına hoş geldin 😊
Çok hızlı aktığına inandırıldığımız uyaranlarla dolu bir dünyada
bu yazıda durarak yavaşlamayı seçtin.
Şimdi bir nefes al, omuzlarını gevşet,
yudum yudum okumanın keyfini çıkar! 🙂

İnanıyorum ki hepimiz barış içerisinde bir dünyayı hayal ediyoruz.
Haydi gelin onu gerçek yapalım...
Metroda Gelen Aydınlanma
Gandi'nin, "Dünya'da görmek istediğin değişimin kendisi ol." ("Be the wish you want to see in the world.") cümlesini duyduğumda etkilenmiştim fakat derinde ne demek istediğini tam olarak anlayamamıştım, ta ki bir metro yolculuğuna kadar...
Türkiye'de terör haberlerini aldığımız günlerden biriydi... İş yerinden dönüş yolum olan metroların tehlikeli olduğu söyleniyordu. Korku, tedirginlik, kaygı içinde yüzerken, niçin bu dünyada esenlik ve barış içinde yaşayamıyoruz diye kızgın hissediyordum.
Bu günlerin üzerinden çok geçmemişti... Yine bir dönüş günü metroda yürüyen merdivenlere ilerlerken birileri beni ittirerek önüme geçti. Çok sinirlendim: "Sakin olun hepimiz geçeceğiz merdivene!" gibi bir şeyler söyledim. "Saygısız " insanlar, "Bunlar ne biçim insanlar" filan diye içimde söylenmeye devam ederken, biri gelse "isterseniz bu saygısızları uzayın boşluğuna fırlatalım?" dese, hiç düşünmez hemen şutlardım kendilerini. Yani esasında yok olsunlar isterdim. (Bunu yazarken biraz utanıyorum.)
İşte tam o esnada sevgili Gandhi'nin cümlesi aklıma geldi: "Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol." Dünyada barış istiyordum, o halde dünyada barış ben olacaktım. Oysa o an metrodaki küçük dünyamda savaşmaya hazırdım.
İşte yaklaşık 7 yıl önce, sevgili Gandhi'nin sözünün derinliğini hücrelerimde hissetmek ilk dönüm noktam oldu. Hayalini kurduğum bir dünya varsa o hayalde ben kendi yaşamımla sorumluluğumu alacaktım. Devletler, uluslararası ilişkiler altında ezilen bir insan gibi değil, bu koca organizmanın çok önemli bir parçası olan ve sistemi etkileme gücü olan varlığımın farkında olacaktım.
Olacaktım olmasına da nasıl?
Birlik Bilincine Bir Bilet Lütfen
O sıralar yogada ufak ufak derinleşiyordum ve yargısızlık, şiddetsizlik, birlik bilinci gibi kavramlar gündemime girmeye başlamıştı. Bunlar bir şeyler ifade ediyor gibiydi ancak yine içselleştirmekte zorlanıyordum. Hepimiz biriz diye anlayış geliştirdiğimi düşündüğüm günün ertesi günü yine "insanlar çok ..." diye başlayan bir cümle kuruyordum, sanki ben insan değilmişim gibi :))) "Hepimiz biriz ama yok ya bazı kişilerle de bir olamam, yani o kadar da değil :D" diyordu içimdeki bir ses :))) Kendimi hırpaladığım da oldu bu yolda; yargılarımı yargıladım mesela. Zamanla yargısız bir zihnin çok ama çok zor olduğuna ikna oldum. Bu yargıların insanlık deneyimime hizmetini de fark ettim, "nihayetinde peygamber değiliz." diyerek kendimi de birazcık olsun özgürleştirdim. İniş çıkışlar yolun bir parçası olmakla birlikte dünyada görmek istediğim değişimi kendimde nasıl gerçekleştirebileceğime dair net, somut bir yol haritasının olmasını çok istedim.
"Teoride desen zehir gibi, pratik dersen sallanmakta, bazen ben humanistim diyor, bazen rasyonalist oluyor..." MFÖ - Ali Desidero
Büyük Buluşma
Bu rehberlik özlemine dair güçlü niyetim yıllar yıllar sonra beni Şiddetsiz İletişim eğitimleri ile bir araya getirdi. İnsanların evrensel ihtiyaçları olduğunu öğrendim. Su, hava gibi temel fiziksel ihtiyaçların yanında sevgi, özen, kabul, önemsenmek, netlik, anlayış, rahatlık, kolaylık gibi birçok ihtiyacımız var. İşte bu ihtiyaçlar temelinde tüm insanlık ortak bir paydadayız. İhtiyaçlarımız karşılandığında sevinç, huzur, keyif gibi duygular hissederken, ihtiyaçlarımız karşılanmadığında bıkkınlık, güvensizlik, suçluluk gibi duygular hissediyoruz.
Bana göre; yaşadığımız dünya düzeni (toplumsal roller, aile sistemleri, eğitim...) çoğunlukla ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik olarak kurgulanmamış. İçimiz ve dışımız bu nedenle kaynıyor...
Şiddetsiz İletişim (Şefkatli İletişim - Şİ) farklı bir yol sunuyor. İhtiyaçlarını fark etmek için kendinle yakından bir ilişki kurmaya adım atabilirsin. Bedeninde hangi duygular var, hangi ihtiyaçların karşılanıyor hangileri karşılanmıyor? Karşılanmayan ihtiyaçların için kendinden ve başkalarından nasıl ricalarda bulunabilirsin? Bu ricalar nasıl olur ki hem senin kalbinden gelir, hem de karşı tarafın kalbi ile konuşursun?
"... şiddetsizlik sözcüğünü Gandhi'nin kullandığı anlamda, yani 'şiddetten arındığında, yüreğimizde doğal olarak var olan şefkat hali' anlamında kullanıyorum." Marshall Rosenberg
Küçük Dünyama Etkisi
Geçmişte çoğunlukla empati sandığım şeyin kendimden vazgeçerek karşımdakini anlamaya çalışmak olduğunu fark ettim. Şİ sayesinde kendimle bağlantım arttığı ölçüde kendime empatim genişledi. İhtiyaçlarımı daha çok anladım ve yaklaşık 1,5 yıllık sürede kendimle olan ilişkim başta olmak üzere yakın çevremdeki tüm ilişkilerim değişti, değişmeye devam ediyor.
Kendime empatim genişleyince, karşımdakilere de empatim genişlemeye başladı. Hatırlayalım ihtiyaçlar evrensel... Bir anlaşmazlık olduğunda karşımdaki kişiyi "doğru-yanlış", "haklı-haksız" perspektifi ile değil ihtiyaç perspektifi ile anlamaya niyet edebildiğimde acaba bu kişi şu an angi ihtiyacını karşılıyor sorusu gündeme gelebiliyor. Bu ihtiyacını karşılama yöntemini kendimce onaylamayabilirim, ancak onun bir ihtiyacını karşıladığını bilmek zihnimde onun bir düşmana ya da insan dışı bir varlığa dönüşmesini engelliyor. İşte birlik bilinci yönünde aradığım o yol haritasını ben Şiddetsiz İletişim ile buldum.
“Doğru ile yanlışın ötesinde bir yer var. Seninle orada buluşalım... " Mevlana
Bugünlerde içimiz acıyor... Evrensel ihtiyaçlarımızdan barış, huzur, esenlik ihtiyaçlarımız karşılanmıyor. Artık bir şeylerin değişmesini çok istiyoruz. Birlikte huzurla yaşamak istiyoruz, kocaman bir dünya topluluğu olalım istiyoruz, kardeş olduğumuzu hatırlayalım istiyoruz.
Benim Gandi'den yola çıkarak davetim; ülkelerin değişmesini beklemeyelim...
Kendi küçük dünyamızda değişimi yaratmaya hevesli olalım...
Ailemle, arkadaşlarımla, iş yerindeki çevremle, partnerimle ilişkimin dünyaya etkisi ne olabilir demeyelim...
Kendi küçük devrimlerini yapan milyonlarca insan olduğunu hayal edelim...
Şefkatle akan bir dünyada yaşamak nasıl olurdu?
Rehber almak istersen Şiddetsiz İletişim kaynaklarına bu sayfadan ulaşabilirsiniz:
İçimizde ve çevremizde barışla geçen bir hafta diliyorum.
Tazelikle,
Esra




Kendimle daha yakın olmak, varlığımın farkında olmak, duygular ve ihtiyaçlar arasındaki bağlantı yoluyla birliğe gitmek...🤗 heveslendim...bir bilet de bana lütfen🙋🏻♀️
İnsan önce kendisiyle daha sonra tüm doğayla ve dolayısıyla tüm evrenle içerisinde bir bağ kurduğunda tüm duygularını kontrol edebilir bir varlığa, bir yasam formuna dönüşebiliyor. Iliskilerinide bu ölçüde sekillendirebiliyor. Yazınız bu bağlamda çok güzel ışık tutan bir konuyu ele alıyor. Teşekkürler.